Öne çıkarılan yazı

ŞEHiRLERE GÖRE TRAVESTi ADRESLERi trv nedir?

Türk travesti adresleri şehirlere göre ayarlanmış tır tıkla gör.

travestiAnkara travestileri | İstanbul-Avrupa Yakası travestileri | İstanbul-Anadolu Yakası travestileri | İzmir travestileri | Antalya travestileri | Adana travestileri | Sakarya travestileri | Bursa travestileri | Bolu travestileri | Marmaris travestileri |  Kuşadası travestileri | Bodrum travestileri | Elazığ travestileri | Erzurum travestileri | Hatay travestileri | Samsun travestileri | Diyarbakır travestileri | Eskişehir travestileri | Çanakkale travestileri | Gaziantep travestileri | Kayseri travestileri | Konya travestileri |  Mersin travestileri | Denizli travestileri | Tekirdağ travestileri | Balıkesir travestileri | Kocaeli travestileri | Alanya travestileri | Amasya travestileri | Düzce travestileri | Ordu travestileri | Aydın travestileri | Van travestileri | Sivas travestileri | Fethiye travestileri | Urfa travestileri | Kahramanmaraş travestileri | Urfa travestileri | travesti |

Üstteki linklere tıklayarak arz ve talebe uygun ve amacına uygun olan siteleri kentlere göre tıklayarak mdellerimizi görebilirsiniz iclal.

Renklerin etkisi

Renkler hayatımızın parçası. Peki renklerin hayatımızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberdar mıyız?

Yoksa sırf hoşuma gittiği için kırmızı bir elbiseyi vitrinden zorla indirip aldığını mı sanıyorsun? Kırmızı senin içindeki dinamizmi, canlılığı gösteriyor. Mutlu olduğun anlarda kırmızıyı tercih edersin. Dünyanın en neşeli insanları olan Roman milletine bir bak kırmızı onların her zaman ilk tercihidir.

Kırmızı şişman insanları da kendine çeker çünkü iştah açan bir yanı vardır neden dünyanın en büyük gıda markaları logolarında kırmızı kullanıyor, amaç senin kendine yenilip kırmızının cazibesine kapılman ve o dükkandan içeri bir kez girmen. Zaten girdikten sonra çıkmayı asla düşünmezsin.

Doğanın ve baharın rengi ise yeşildir. Yeşil renk senin kendini güvende hissetmeni sağlar. Dünyanın en güvenilir markalarını olduğunu savunan bankaların yeşil renk ile döşendiğine hiç dikkat etmiş miydin? Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır. gelelim benim İzmir travestilerinden Bade’nin favori rengi olan maviye, deniz, gökyüzü, özgürlük hepsi sınırsızdır ve bizim gibi sınırları yok sayan insanların tercih ettiği renk her zaman mavidir. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar.

Kırmızı, mavi ve yeşil ana renklerdir ve diğer bütün renkler bu üç rengin kombinasyonundan oluşur. . Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır. Mavi ile siyahın birleşmesinde oluşan bu renk bana her zaman ciddiyeti simgelemiştir. Aslına bakarsınız ciddiyetten çok hoşlanmam gelin bakın dolabımda lacivert olan tek bir kıyafetim bile yok. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir. Korku filmlerinde sahnelerin pek çoğu mor renk ile hazırlanır ki izlerken tüylerimiz ürpersin. Aman evinizde mor rengi kullanmayı düşünmeyin yoksa aşırı bir duygusallık yaşama riski ile karşı karşıya kalırsınız.

Kötü kokmak

Ağız kokusu insanı sosyal hayattan uzaklaştıran, huzursuzluklara yol açan bir durumdur. Ağız kokusuna dişler ve bademciklerin yanı sıra vücuttaki bir hastalığın da neden olabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca diş ve diş etleri, bademciklerin çukur olması, dilin tüylü olması, tümörler, diyabet, mide ve bağırsak hastalıkları da ağız kokusuna neden olabilir.

Ağız kokusu sosyal bir olaydır ve bazılarının odasına bile giremezsiniz. Ağzı şiddetli kokan kişilerin yanına bir metre yaklaşamazsınız. Bunlar, aile hayatını yıkan durumlardır. Önce diş hekimine sonra kulak burun ve boğaz doktoruna gidilmeli, tedavi olunmalı. Koku yapacak tüm etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Ağzı kokan kişi bunun farkına kendisi varamaz ve bu durumu kişiye söylememek ona bir nevi zarar vermektir. Eğer yakın bir dostunuzun böyle bir problemi varsa onu bu konuda mutlaka uyarmalısınız. Bu durumu söylemeniz ona verdiğiniz değeri gösterir. Ağız kokusunun hastanın aile, sosyal ve iş hayatını yakından etkilediğine dikkat çekmek isterim. Bazen çalıştığınız ortamda ağzı kokan bir kişiyle yakın çalışmaktan çekinir ve o kişiyi dışlarsınız. İşte sosyal sorunlarda tam burada başlar. Hayatı boyunca ağzı koktuğu için dışlandığını bilmeyen biri bunu yanlış yorumlar ve istenmediğini düşünerek kendini sosyal çevreden uzak tutmaya başlar. Ağız kokusunun sosyal yönü çok önemli. Aile içi huzursuzluklara, boşanmalara, toplumdan dışlanmaya, hatta işten atılmalara kadar gidebiliyor. Ağız kokusu kişinin kendi işini de etkiler. Ağzı kokan biri kuaföre, berbere, doktora gitmez. Kısacası sosyal olmak ona çok zor gelir. Hayatınızın yakınında bir sevdiğinizin ağzı kokuyorsa ona bu durumu güzel bir şekilde incitmeden anlatmalı ve mutlaka doktora görünmesi için ısrarcı olmalısınız.

Aynı şekilde ağız kokusu gibi aşırı ter kokusu da aynı etkiyi yaratacağından eğer ağır bir ter kokunuz veya ayak kokunuz varsa derhal bu konunun uzmanıyla görüşmeli ve bu sorunlardan kurtulmalısınız. Unutmayın bu rahatsızlıkların hepsinin çaresi var hayatı kendinize zehir etmeyin. Ben hayatımda sırf ayağı koktuğu için eşini boşayan kadınlar gördüm mutlu bir evliliğin böyle küçük problemler yüzünden bitmesi hiç hoş değil. Saygılarımla.

 

Harflerin sırları

Her harfin derin bir anlamı bulunmaktadır. İsimlerimiz harflerden oluşur ve bu harfler bizim kişiliğimiz yansıtır. A harfi namus ve erdemi ifade ederken, liderlik özelliklerine sahip olmanızı da sağlar isminizde A harfi varsa; keşfetmeye ve doğal yaşama ilginiz yüksek olacaktır. B harfi, hayat gücünü ifade eder. Bu harf kişiye canlılık ve bir şeyler yapma hevesi verir. Ruhunuzdaki canlılık bu harfin size verdiği bir özelliktir.

İsminizin ilk harfi B harfi ile başlıyorsa heyecanlı olmanız normal, başkalarının görüşlerine önem verirsiniz. Biraz bencilsiniz ama sağlığınıza düşkün ve şüpheli bir kişiliğe sahipsinizdir. İsminizin içinde birden B harfi varsa her işinizi yardımcısız halletmeye gücünüz ver demektir . İsminizin ilk harfi C veya Ç harfi ile başlıyorsa, ise iyimser sevecen ve idareci bir iradeniz var demektir .

Eğer C, Ç harfleri isminizin içinde bulunuyorsa ve isminizin içinde birden fazla geçiyorsa hayatta her istediğinizi elde edeceksiniz demektir. Çiğdemlerin çiçek açması bu harften kaynaklanıyor da diyebiliriz. İsminizin ilk harfi D ise Zaman zaman maddi ve manevi sıkıntılı günler yaşıyorsunuzdur. Ancak yine bu sıkıntılarını D Harfinin gizemi ile aşarlar. İsminin içinde D harfi bulunan kişiler; Realist , ve çalışkan olurlar fakat dört rakamından uzak durmaları da şarttır. Dört rakamı D harfi ile olumsuzluklara kapı açar.

İsminizin ilk harfi E ile başlıyor ise bu durum insana zihin gücü ve kültür zenginliği verir . E harfi insana müzisyenlik ve konuşma yeteneği kazandırır. E harfi isminizin içinde olursa, söz ile ifade edilen tüm meslek dallarında başarılı olurlar. Başarılı bir pazarlamacı başarılı bir sunumcu olmak için isminizde E harfi bulunmalıdır.

İsminizde birden fazla E harfi bulunuyorsa,  bütün sanat dallarında ve tüm alanlarda başarılı ve aranan kimseler olmak işten bile değildir. İsminizde F harfi varsa;  İyi huylu ve çalışkan olduğunuzu söyleyebiliriz. Hayatta karşılaşacağınız tüm zorlukları aşacağınız aşikardır.Gelelim G ve Ğ harflerine bu harfler  tefekkürü ifade eder .İsminde bu harfler olan kişiler her olayı ve her davayı araştırır. Hayatın gizemini araştırmayı seven bir kişiliğe sahiptirler. İsminizin içinde birden fazla G harfi varsa; “ Mistisizm ” Ağır basar bu “ Mistik ” Gelişkinliğe paralel olarak bedeni gelişme de olacaktır.

Harflerin sırlarına bir sonraki yazımızda devam etmek üzere hoşçakalın.

Mutlu bir hayat için

Eski bilgeler, acıdan uzak, uzun, mutlu bir hayata dair nihai amacı elde etmek için bir yol tanımlamışlardır. Bu yol meditasyon yapmaktan geçmektedir ve eğer siz de bu ferahlamayı tatmak isterseniz bana katılabilirsiniz. Meditasyon basittir ve herkes tarafından yapılabilir; etkileri derin ve doğrudandır. Doğru bir şekilde meditasyon yapan kimsenin, sağlık sisteminin ve ruhsal eğitimin bütün faydalarını alabileceği söylenir. Meditasyon, aksine bir durumda kuruyacak ve ölecek olan insan potansiyellerinin sınırlarının kilidini açan ve onu özgürleştiren anahtardır.

Ülkemizde meditasyonun gerçekten ne olduğu ve ne işe yaradığı pek bilinmemektedir. Meditasyonun temeli dediğimiz gibi zihni boşaltmak ve arındırmaktır. Çünkü arınık bir zihin ancak nihai huzura ve farkındalığa ulaşabilir. Meditasyon sırasında oluşacak arınıklık ve huzur tüm dünyevi streslen sizi kurtaracak, bunun ötesinde küçük aydınlanmalar ve hayat içinde daha derin farkındalıklar katacaktır. Ruhumuzu ve bedenimizi dünyevi kötülüklerden, hastalıklardan ve her türlü pislikten arındırmak için travesti arkadaşlarımı benimle birlikte meditasyon yapmaya davet ediyorum.

Mandalalar, evrenin sırlarının kutsal geometri ile şekle büründürülmüş halidir. Aynı zamanda Budist yöntemlerde meditasyon aracı ve zihni serbest bırakmak için kullanılırlar. Haliyle iki yönlü çalışırlar. Genellikle meditasyon mandalaya odaklanılarak yapılsa da, bazen mandalayı çizmek veya çizilmiş mandalayı boyamakta mandala ile yapılan meditasyon teknikleri arasında yer alır.

Aktif meditasyon, hayat içindeki bir eylem sayesinde zihni boşaltmaktır. Örgü örme kültürü yoğun yaşanan bir toplumdayız ve hani der ya bazı kişiler “ben örgü yaparken kendimi kaybediyorum, bu bana huzur veriyor” diye işte tam olarak onların yaptığı aktif meditasyondur. Örgü örerek aktif bir eylem içerisinde zihni susturmak ve rahatlatmaktır. Gerçi ben örgü örmeyi bilmem ama bazen bir filmin içine o kadar yoğun girerim ki adeta gerçek dünyadan uzaklaştığı fark ederim. Sanırım benim meditasyonum biraz da kendimi unuttuğum anlar oluyor. Benim yaptığım türde bir uzaklaşmaya delilik diyebilecek travesti arkadaşlar aramızda muhakkak vardır onlara sadece bu kadar karmaşa ve kaosa karşı siz ne öneriyorsunuz diyebilirim. Ben meditasyonumu buldum. Darısı sizin başınıza hoşcakalın.

Nemfomani

Nemfomani, kadınlarda görülen aşırı cinsel içgüdüye verilen addır. Nemfomaninin belirtileri, doymak bilmeyen cinsel birleşme isteği ya da kuvvetten düşene dek yapılan mastürbasyondur. Kelimenin kökü yunanca deli ve kızdan gelmektedir. Erkeklerde de böyle bir aşırı cinsellik isteği var olduğunu biliyorum ama şahsen ben travesti İclal olarak onlara daha bir isim verildiğini duymadım.Nemfomani belirtisi taşıyan kadınlarda sinirlerin duyarlılığı aşırı oranda arttığından cinsel içgüdüyü etkilemektedir. Büyük beyinin cinsel ilişkiyi kontrol eden, eş seçimini ayarlayan ve doyumu sağlayan sinirleri bozulmaktadır. Nemfoman isteklerinin ve eşinin esiri olmaktadır. Nemfoman kadın ile aşırı duygulu ya da cinsel yönü güçlü olan kadını ayırmak gerekir. Nemfoman, çoğu kez sosyal baskılar ve yasaları hiçe sayar. Onun için, tek bir amaç vardır, o da; bir erkekle yatmaktır. Kendi kişiliğiyle aynı düzeyde olmasa bile her sınıftan erkeğe “evet” der. Eski Roma İmparatorluğunda, Clausius’un karısı Messalina’nın her gece çeşitli erkeklerle yattığını, bunun için de kılık değiştirerek halkın arasına karıştığını tarih yazmaktadır. Bu nedenden, Messalina kompleksi diye de bilinen nemfomani, elbette eşine ya da sevdiği erkeğine duygulu ve istekli olan kadın anlamına gelmez.

Kadınların bu kadar cinselliğe aç olması toplum tarafından hoş karşılanmadığı için bu kadınların toplumdan gizlenme gizli kapaklı cinsellik yaşama eğilimi artmaktadır. Ankara’da tanıdığım bir travesti bana nemfoman olduğunu söylediğinde ben de merak ederek bir araştırma yapmıştım ve bu bilgilere de o sayede ulaştım.  Aslında iyi bir şey mi kötü bir şey mi karar veremedim sonuçta cinsel istekli solmak olmamaktan daha iyi ama bu kadar fazla istekli olunca galiba kişi başka şey düşünemez oluyor. Nemfomani, kişinin tüm sosyal hayatını ve ilişkilerini etkileyen bir hastalıktır. Kişi sürekli seks ve cinsel birleşme üzerine yoğunlaştığı için, tek bir amacı vardır; bir erkekle sevişmek. Bu yüzden çevresiyle olan dostlukları ve doğal olarak aşk hayatı da zarar görür. Kişi kendini sıklıkla tekrarlayan başarısız ilişkilerin içinde bulur. Nemfoman kadının kural tanımayan cinsel dürtüleri, onu öylesine etkiler ki, bu nedenden, zor durumlara düşer. Bir istek krizi tutkusuyla, ne yaptığını bilmeyen, mani nöbeti içerisindeki insanlar gibi, tanımadığı erkeğin önünü keserek, onu kendisiyle yatmaya zorlayan nemfomanlar görülmüştür. Hoşcakalın.

Grinin elli tonu

Birçok çift tekdüzelikten sıkılıyor. Bu nedenle yeni seks trendleri arasında seks oyuncakları kullanmak ilk sıralarda alıyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) uzmanları cinsel fantezilerin çiftlerin sıradan ve monoton ilişkilerini canlandırırken, seks oyuncaklarının da buna destek olduğunu belirtiyor. Sertleşme sorunu olan erkeklere, eğlenmeyi seven, farklı zevkler denemek isteyen çiftlere, boşalma ve orgazm sorunu yaşayan kadınlara özel geliştirilmiş olan seks oyuncaklarıyla cinsellik yine, yeni ve yeniden keşfedilebiliyor. Bu oyuncakların daha rahat kullanılmasında ise ‘Grinin Elli Tonu’ kitabının da rolü olduğu düşünülüyor. Özellikle kitapta kullanılan oyuncaklar en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Grinin elli tonu önce kitap olarak yayınlandı ancak geçen ay filmi vizyona girdiğinden beri en çok konuşulan konu olmayı başardı. Tabi ben de adından bu kadar çok söz ettiren filme birkaç travesti arkadaşımla birlikte gittim. İzledikten sonra seks konusunda bildiğim her şeyi yeniden gözden geçirmem gerektiğine karar verdim. Her şey hızla değişirken seks hayatının olduğu yerde saymasını beklemek saflıktan başka bir şey olmasa gerek. Çünkü seks, yaşamın önemli dinamiklerinden biri… Yaşam değişmeye başladıkça o da değişiyor. Uzmanlara göre ise kitabın bu kadar sevilmesinin altında yatan en büyük neden konuşulamayan hatta düşünülmesi bile ayıp olan fantezilerin bu kitapta bir aşk hikayesinin içinde yer alması. Böylece insanlar fantezilerin o kadar da korkunç düşünceler olmadığını, aslında normal bile kabul edilebileceğini düşünmeye başladı. Bir kere artık fantezilerden korkmak rafa kalkıyor. Cinsel fantezi dünyasının kapıları da sonuna kadar açılıyor. Çünkü çiftler fantezilerden korkmamaya başladı. Cinsel mutluluk için yapılması gerekenler arasında fantezilerin de olduğu artık biliniyor. Fantezi kelimesi nedense akıllarda hep yasak, ayıp, utanma gibi duyguları uyandırıyordu. Şimdilerde ise fanteziler sapkınlık sınırını aşmadığında cinsel yaşamı renklendiren hayal dünyasındaki küçük oyunlar olarak kabul ediliyor. Çünkü fantezi demek zihinde canlandırılan değişik isteklerin hayali anlamına geliyor. Kafasında pek çok fanteziye yer veren bir travesti olarak ben bu filmden etkilenmişsem hiçbir cinsel tabuyu yıkamayan diğer kadınların nasıl etki altına gireceğini tahmin bile edemiyorum. Gösterimi yasaklanan bu film için tam bir seks filmi, porno ya da aşk filmi demek doğru olmaz ama eğitici olduğu kesin.

 

 

Tek başına çare aramak

Hayatta kendi başımıza çözemeyeceğimiz kadar ağır yükler taşımak, bu ağırlığın altında ezilmek olası durumlardır. Çare her zaman sadece kendimizde olmayabilir bazen de gerçek anlamda destek almak zorunda kalabiliriz. Şimdi ben bütün sorunlarımı kendi başıma halledebiliyorum diyen kaç kişi var etrafınızda, bence hiç yok onlar sadece sorunları halının altına süpürüp görmezden geliyorlar. Bizim durumumuzda yaşayan yani travesti olarak bir hayat sürdürmeye çalışan pek çok kişi mutlaka psikolog destek almak zorunda kalır. Toplumda yok sayılmak, destek görmemek bazen ailemizin en sevdiklerimizin bile bizi anlaması karşısında yapacak çok şey de yoktur. Mutlaka uzman bir inandan bu sorun için destek görmemiz gerekir. Bakmayın siz psikologlara gidenlere deli gözüyle bakanlara bence asıl deli onlar. Öncelikle psikolojik destek almak için kişinin ciddi bir problemi olması gerekmiyor. Yoğun stresin içinde kaybolmasını, opsiyonlarını göremeyip yolunu kaybetmesini engeller. Sadece sorun çözücü değildir, önleyicidir aynı zamanda. Dolayısıyla psikolojik destek almak için illa ki psikolojik bir rahatsızlığın olması ya da ağır bir problemin olması gerekmez. Sanıldığının aksine psikolojik destek almak bir güçsüzlük göstergesi değil, değişmek için atılmış cesur bir adımdır.

İnsan ne kadar çabalarsa çabalasın tek başına üstesinden gelemeyeceği sorunlar vardır. bizim yaşadığımız değişim de buna en güzel örnektir. Yok sakın kendinizi beceriksiz ilan etmeye kalkmayın dünyanın en zor işini, değişimi gerçekleştirdiğini düşünün sadece ve önemli olanın kendiniz olduğunu unutmayın. Değişmek zordur ve cesaret ister. Kişi çevresini, yaşadığı olayları değiştiremez çoğu zaman ama bakış açısını değiştirebilir. Uzman biri dışarıdan bakış bazen sizin burnunuzun dibinde olduğu halde görmediğiniz sorunları ve çözümleri size gösterir bir nevi ışık tutar. Silkelenip hayatınızın kontrolünü elinize almanız için diğer travesti arkadaşlarınızdan yardım alma yolunu seçebilirsiniz onlarda sizin yürüdüğünüz dikenli yollardan geçtikleri için tecrübelerini size aktarabilirler. Bunu yaparken unutmamanız gereken tek şey o kişiyle sizin aynı özelliklere sahip olmadığınız gerçeğidir ona zor gelen bir olay bazen size çok kolay gelebilir ya da siz daha güçlü bir kişiliğe sahip olabilirsiniz. Mesela yardım istemek olduğunda lütfen geri çekilmeyin. Sadece yardımı doğru kişilerden aldığınızdan emin olun. Saygılarımla.

Seks sonrası kadınları

Amerika’da uzmanların yaptığı bir araştırmaya göre seks sonrasında kadın ve erkek davranışlarının birbirinden farklı geliştiği sonucuna varılmış. Kadınlar çoğunlukla tek gecelik seks sonrası pişmanlık yaşarken aynı durumda kalan erkeklerin pişmanlıklarının kadınların tam tersi durumda geliştiği sonuçlar ortaya çıkmış. Kadınların büyük bir kısmı, kısmı aniden, ansızın, bir anda kanın, beyin dışında toplanması neticesinde yaşanan seksler akabinde pişmanlık yaşamaktadırlar.Mesela alkollü bir ortamda çekici bulunan kişinin, sabah uyanıldığında çirkin gelmesi gibi!

Erkekler için sekse dair en popüler pişmanlıklar şunlar olarak teyit edilmiş; 1. Olası bir yatak arkadaşına doğru hamle yapmamak

  1. Gençliklerinde seks yaşamlarında daha maceraperest ve tutkulu davranmamak
  2. Sevgilisi yokken cinsel anlamda daha maceraperest olmamak

4- Hoşlandıkları birine karşı çekingen davranmaları

5- Gençken daha fazla maceracı olmamak -Bekarken daha fazla partnerle birlikte olmamak

görüldüğü üzer erkeklerin dertleri kendilerine göre olumlu sayılsa da biz kadınların dertleri yanında devede kulak kalıyor. Antalya travestilerinden Banu, gittiği bir mekanda gözüne çok yakışıklı ve seksi görünen bir adamla birlikte olduktan sonra sabah yanında gördüğü adamın kesinlikle geceyi geçirdiği adamla bağlantısı olmadığına yemin ediyor. Artık biz buna geçici yanılma diyebiliriz. Maalesef her zaman gönül verdiğimiz, kıymet verdiğimiz erkekler bizim hayal dünyamızda yarattığımız adamlara benzemiyorlar sonra gelsin pişmanlıklar, keşkeler…

Şimdi tek yanılgıya düşenlerin biz travesti kızlar olduğumuz da sanılmasın hayatta yıllarca beraber olduktan sonra bu adam benim kafamdaki adam değilmiş diye ayrılanlar var yani siz bir gece de anlamışsanız yolun başında yanlıştan dönmüş sayılırsınız.

Kadınların en çok pişman oldukları konular ise araştırma sonucu şunlar olarak çıkmış;

  1. Yanlış partnerle birlikte olarak bekâretlerini kaybetmek
  2. Şu anki veya eski partnerlerini aldatmak veya aldatmış olmak
  3. Cinsel ilişkiye çok hızlı başlamak

Kadınlar arasında en popüler pişmanlık ise; – Çirkin biriyle birlikte olmak

Araştırma sonuçları ne kadar doğruyu yansıtıyor bilmek mümkün değil ama galiba büyük bir doğruluk payı da var.Bence seks asla pişmanlık duyulacak bir şey değil ama sanırım biz kadınların yetiştirilme tarzları hala bunun bir tabu olduğunu düşünmemize neden oluyor. Yoksa kimse yaşadığı güzel bir şeyin arkasından pişmanlık duymazdı.

 

 

 

 

Sonsuza kadar sizin olsun

Maalesef günümüzde yaşanan ilişkiler pek uzun ömürlü olmuyor. Dün başlayan yeni bir ilşki sudan sebeplerle son buluyor. Kimse kimsenin nazını çekmeye yanaşmıyor. Bencillik almış başını gidiyor ve biz kadınlar erkeklerimizi elimizde tutamıyoruz.

Erkekler kendilerini fazla sıkmayan ama bu arada da fazla boş bırakmayan kadınları tercih ediyorlar. Hem güzel ve bakımlı olmak zorundasınız hem de bazen aptalı bazen ise akıllıyı oynamak. Anlıyorum şimdi bu söylediklerim kafanızı karıştırdı hem akıllı hem aptal nasıl olunur diye bakıyorsunuz yazdıklarıma hemen açıklayayım. Mesela erkeklerin ilgi alanı konulardan bahis açıldığında ortaya atılıp ben biliyorum diye cevap verirseniz yanınızdaki erkek bundan pek hoşlanmayacaktır. Erkekler kadınlarına bir şey öğretmekten zevk alırlar bırakın bilseniz de bilmiyormuş gibi yapın onun size öğretmesi için biraz aptalı oynayın. Hayatım boyunca bu konuda en çok takdir ettiğim kişi İstanbul travestilerinden Aşkın olmuştur. Nasıl beceriyorsa erkeğine hem akıllı hem aptal görünmeyi yapıyor işte bana ise sadece şaşırmak kalıyor. Galiba bu konuda ondan öğrenmem gereken çok şey var.

Bu konuda birkaç travesti arkadaşa ders verse iyi olur aslında biz de sık sık sevgili değiştirmek zorunda kalmayız. Erkeğinizi elinizde tutmak istiyorsanız öncelikle dedektif gibi peşinde dolaşmayı bırakın azıcık güveniyormuş gibi yapın ama bunu yaparken de ipleri onun eline vermemeye çalışın. Biz kadınların bu erkeklerle başı belada biraz gevşetsek başka kadınlara gözleri kayıyor azıcık sıksak sıkıntıya gelemiyorlar. Ama ne yapalım işi kuralına göre oynamak zorundayız.

Ayrıca sosyal medyadan adamı taciz etmek yerine onure etmeye bakın ilişki durumunuzda mutlaka ondan bahsedin.  Sizin için değerli olduğunu düşünmeye başlasın. Karşısına dağınık topuz, pijama ile çıkmayın. Onun eve gelme saatlerinde biraz makyaj yapıp,  güzel bir elbise geçirin üzerinize, biraz seksi olmak da şart. Dişlerinizi fırçalamayı unutmayın. Monoton bir hayattan kaçının. Her akşam aynı mekanlara gitmek yerine hayatınıza biraz renk katın ve onu şaşırtın. Her konuda ben bilirim, ben yaparım ben tek başıma yeterim havalarına girmeyin. Bırakın erkeğiniz size sahip çıksın. Onun kanatlarında güvende hissettiğinizi ona muhtaç olduğunuzu özellikle söyleyin. Bunları aklınızdan çıkarmayın ki sonsuza kadar sizin olsunlar. Sevgiyle kalın.

Gülmeyi unutmayın!

Kendileriyle alay edebilen, karşılaştıkları sorunlarla dalga geçmeyi becerebilen kadınlardır hayatı güzelleştirenler. Üstelik bu kadınlar kendileriyle dalga geçerken gülmeyi başarırlar. Geçmişte yaşadığımız olumsuz olaylar yüzünden gülmeyi kendimizle alay etmeyi unutmuşsak hayat bize o kadar zor geçer ki, bazen karamsarlıktan sokağa çıkacak yüz bulamayız. Neymiş efendim patron yaptığımız işi beğenmemiş, daha iyisini yapabiliyorsa kendi yapsın,  neymiş efendim yaz gelmiş ama biz hala kilo verememişiz, o elbisenin içine girmeden kimseye görünmemek lazımmış. Bırakın efendim bu boş dünya işlerini biraz da hayata olumlu tarafından bakın. Mutlu olmayı kendinize hak sayın. Mizah dergilerini okumayı ihmal etmeyin. Mesela bir fıkra kitabı alın yanınızda gezdirin. Zorda kalınca patlatın bir espri ve yaptığınız espriye en çok siz gülün. Neymiş efendim, iki kelimeyi yan yana getiremiyormuşsunuz. Siz de söyleyemediğiniz her kelimenin üstüne basa basa tekrarlayın. Kendinizle dalga geçme lüksünü başkalarına kaptırmayın. Gülmeyi unutmayın ne olur.

Mutlu olmayı başarabilen kadınlar, bu dünyada başlarına gelen her olumsuz şeyden kendilerini sorumlu tutmuyorlar. ‘Ben çirkinim, yeteneksizim, şişmanım’ demiyorlar. Oldukları gibi iyi olduklarını, ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını biliyor, geri kalanı için de hayıflanmıyorlar ve müdürleri onları terslediğinde bunu kişiselleştirmek yerine durumun müdürün kendisi ile de ilgili olabileceğini fark edip kendilerine dert etmiyorlar. Bunun için çok düşünmelerine de gerek kalmıyor, otomatikleşmiş şekilde böyle davranıyorlar. Mutluluk her derde devadır bazen bir hastalığın çaresi olurken, bazen de paranın kapılarını size sonuna kadar açabilir. Yeter ki siz tam olarak ne istediğinizi bilin. Etrafımda gülmeyi ve hayata boş vermeyi başaran birkaç insan var. Bunlardan biri Antalya travestilerinden Sanat, Sanat kendinde eksik olan şeyleri öyle güzel anlatıyor ki üzülmek yerine sevinmek gerekiyor herhalde diye düşünüyorsunuz. Hayat bir yarıl değil unutmayın kimse kazanmayacak. Sadece hepimiz bir uğrayım gideceğiz. O zaman bu kısa zamanı gülüp eğlenmek yerine neden kendimize dert çıkararak geçirelim. Hayat güldükçe güzelleşir ve siz her şeyin en iyisine layıksınız. Bırakın birkaç kilo fazlanız yüzünüzde anlamsız sivilceleriniz olsun. Kim olduğunuzu bildikten sonra başkalarının sizin için ne düşündüğünün bir önemi yoktur. Hayatta kendisi ile dalga geçebilen, elinden gelmeyen işler için boş ver demeyi bilen mutlu insanlardan olun. Sevmekten, gülmekten hiç vazgeçmeyin. Mutlu kalın.